Tarihi Tatvan Engesor (Dalda) Köyü Mezarlığı

Bitlis Eren Üniversitesi Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Profesör Doktor Mehmet Demirtaş, Tatvan’ın Engesor (Dalda) köyü mezarlığı ve Tatvan’da bulunan diğer tarihi mezarlıklar hakkında açıklamada bulundu. Profesör Demirtaş; “Tarihi mezarlıklar mutlaka bilimsel kazılarla, restorasyonla daha belirgin bir biçimde gün yüzüne çıkarılması gerektiğini” vurguladı.

Tarihi Tatvan Engesor (Dalda) Köyü Mezarlığı
17 Ekim 2020 - 12:04 - Güncelleme: 17 Ekim 2020 - 12:06

Bitlis Eren Üniversitesi Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Profesör Doktor Mehmet Demirtaş, Tatvan’ın Engesor (Dalda) köyü mezarlığı ve Tatvan’da bulunan diğer tarihi mezarlıklar hakkında açıklamada bulundu. Profesör Demirtaş; “Tarihi mezarlıklar mutlaka bilimsel kazılarla, restorasyonla daha belirgin bir biçimde gün yüzüne çıkarılması gerektiğini” vurguladı. 
 

Tarihi Tatvan Engesor (Dalda) Köyü mezarlığıyla ilgili konuşan Profesör Doktor Mehmet Demirtaş; “Burası Engesor yani Dalda Köyü mezarlığıdır. Tarihi mezarlıklardan bir tanesi burasıdır. Bu bölgede Bitlis'te ve şu an Tatvan ilçe sınırları içerisinde bulunuyor bu köy. Tatvan’ın köylerinin birçoğunda bu türden mezarlıklar mevcuttur. Bu mezarlık İslami döneme aittir. Üzerinde bilimsel çalışmalarda yapılmış. Profesör Doktor Kadir Pektaş’ın bir çalışması var. Bitlis'in Tarihi Mezarlıklar Ve Mezar Taşları adı altında yayınlanan bir eser. Bu mezarlıkta 13. yüzyıl öncesi ve sonrası döneme ait çeşitli Müslüman mezarları var. Mezarlardan 3 tip mezar mimarisi söz konusu. Bir tanesi şahideli mezarlar. Bir tanesi sanduka öbürü de prizmatik sanduka tipi mezarlardır. Bu mezarlık takriben işte 800 yıl öncesine ait bir mezarlık olduğu için tabii ki tahribatı zaman içerisinde meydana gelmiş ne yazık ki. 1997 yılında da tescil edilmiş koruma altına alınmış. Koruma altına alınmış olması bir eserin yeterince korunabileceği anlamına gelmiyor ne yazık ki. Çok çeşitli sit alanları var. Koruma altına alınan bölgeler var ama tahribat devam ediyor. Önemli olan koruma altına alındıktan sonraki muhafaza sürecidir. Bunun içinde bu mezarlığı mutlaka bilimsel kazılarla restorasyonla daha belirgin bir biçimde gün yüzüne çıkarılması gerekir ki insanların ilgisi artsın ve koruma arzuları da bununla bağlantılı yükselmiş olsun. Çünkü insan, şu kesin bir şey ki insan bir şeyi tanımadan sevemez, sevmedikçe de koruyamaz. Bunu böyle düşündüğünüz zaman bu mezarlığı muhakkak bir restorasyona, bir bilimsel araştırmaya, kazıya gün yüzüne çıkarılmasına ihtiyaç var diye söyleyebiliriz” dedi.
 

 

HABER FOTOĞRAFLARI HABERİN DEVAMINDA


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum